Aylık ilmi,kültür,Fikri,Araştirma,Tarih,Biyografi,Şiir,Eğitim ve Düşünce Dergisi(e-dergi) - bos
   
Aylık ilmi,kültür,Fikri,Araştirma,Tarih,Biyografi,Şiir,Eğitim ve Düşünce Dergisi(e-dergi)
  Ana Sayfa
  Editorden
  Ayin konusu
  Binbir damla
  ilmi arastirma
  Roportaj
  Siir
  Edebiyat
  makale
  Biyografi
  ABONE
  bos
  yorum sizin VIDEO
  muzik
  Forum

 

 

 Esselamu Aleyküm Sevgili 
sonsuzhasretdergisi Dostları , Gönüldaşları ;

Mevlid Kandilizi Tebrik Ediyor
Hayırlara Vesile Olmasını
Yüce Allah'tan Niyaz Ediyoruz...

Bu Vesile İle Kandil Özel Sayfalarında
Hoşgeldiniz Diyoruz...

İslam Alemi Hakkında ve Sizin Hakkınızda
Hayırlı Bir Gece Olmasını Diliyoruz.. 


Doğumu, Çocukluğu

Rûh-u Seyyidi'l Enâm* hakkında bunları biliyor muydunuz?
(*) Bütün mahlukatın efendisi

Efendimizin (sas) doğumunun miladi olarak 20 Nisan 571 olduğunu. Kameri olarak 12 Rebiulevvel sabaha karşı doğduğunu...

 

Cahiliye Araplarının mukaddes kitaplardan Muhammed isminde bir nebinin zuhur edeceğini bildiklerinden, bazı kimselerin çocuklarına “ileride o peygamber olabilir” ümidiyle Muhammed ismini koyduğunu…

 

Peygamberimizin (sas) doğumundan önce Arabistan’da Ahirzaman Peygamberinin doğumunun yaklaşıp, adının Muhammed olacağı söylentisinin yaygınlaştığını.. Bundan dolayı Kinane, Süleym gibi kabilelerin ve Medine’de Temim kabilesinin Muhammed ismini çocuklarına vermesinin çokça görüldüğünü..

 

İbn-i Hacer’in Feth-ul Bari’de nakline göre cahiliye devrinde Muhammed bin Adiyy bin Rebia’nın babasının bir Suriye seyahatinde tanıştığı bir papazdan, “Arabistan’da bir peygamber doğacağını ve isminin de Muhammed olacağını” öğrenmesi üzerine Adiyy bin Rebia ailesinden doğan bütün çocuklara Muhammed isminin konulduğunu…

 

Hind kutsal metinlerinden Puranalar’da Efendimize işaret sadedinde; “Dünyanın sonlarına doğru çölde bir adamın doğacağı, annesinin ismi güvenilir (Amine), babasının isminin Allah’ın kulu olacağı, bu zatın yurdundan kuzeye göç etmek zorunda bırakılacağı ve sonra on bin adam yardımıyla kendi yurdunu fethedeceği”nin yazılı olduğunu…

 

Annesi Amine’nin Efendimizi (sas) ancak 1 hafta emzirdiğini..

 

Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe’nin Efendimiz’in (sas) ilk sütannesi olduğu gibi, Hz Hamza’nın da sütannesi olduğunu ve Efendimiz’in (sas) bu aziz amcası ile aynı zamanda sütkardeşi olduğunu...

 

Resul-i Kibriya (sas) ile Hz. Hamza’nın hem Ebu Leheb’in azadlısı Süveybe, hem de Halime b. Ebu Züeyb tarafından emzirildikleri için, iki kanalla sütkardeş olduklarını...

 

Resulullah’ın (sas) yedi yaşında bir göz hastalığına tutulduğunu, Mekke’nin tabipleri tedavi edemeyince, Ukaz civarındaki bir Hıristiyan tabibin hazırladığı ilaçla iyileştiğini...

 

Peygamberimiz’in (sas) yüzmeyi 6 yaşında annesiyle gittiği Medine’de, akrabaları Adiyy bin Neccaroğullarının havuzunda öğrendiğini...

 

Nebiyy-i Zişan’ın (sas) Ebu Talip’le ilk Suriye seyahatinde 9 yaşında olduğunu…

 

 



Gençliği

Risâlet-Penâh* hakkında bunları biliyor muydunuz?
(*) Peygamberliğine sığınılacak zât

Peygamber-i Zişan’ın (sas) Hz. Hatice’den önce Ebu Talib’in kızı Fahite (Ümm-ü Hani) ile izdivaç düşündüğünü… Amcasının ise, onu Mahzumoğullarından Hübeyre’ye verdiğini…

 

Belazuri’nin nakline göre Efendimiz (sas) gençliğinde bir gün amcaları Ebu Talib ile Ebu Leheb kavga ederken, Ebu Leheb’in Ebu Talib’in üzerine çıkıp onu hırpalaması üzerine koşarak onu ittiğini, bunun üzerine Ebu Talib’in Ebu Leheb’in üzerine çıkıp onu bir güzel dövdüğünü... Kavga bittikten sonra Ebu Leheb’in “Ya Muhammed! Ben de Ebu Talib gibi senin amcanım. Yapacağını bana yaptın. Niçin ona da aynı şekilde hareket etmedin? Neden? Vallahi gönlüm seni asla sevmeyecek, asla.” dediğini…

 

Efendimizin (sas) yirmili yaşlarında katıldığı Ficar harplerinde bizzat savaşmadığını… Bu konuda; Ben amcalarıma gelen okları bertaraf etmeye çalışıyordum.’ buyurduğunu…

 

Merhum Muhammed Ebu Zehra’nın belirttiğine göre Hz. Hatice’nin Aleyh-i ekmel-it tahaya (sas) ile evlenme yaşının 40 olduğu hususunda siyer uleması arasında ittifak olduğunu...

 

 


 

 


Çile Dönemi

Mahbûb-u Kibriya* hakkında bunları biliyor muydunuz?
(*) Azamet ve kudret sahibi Allah’ın sevgilisi

Hz. Ebu Zer’in Efendimiz (sas)’i bulmak için geldiği Mekke’de Kureyşlilerce çok kötü dövüldüğünü, hatta “Kendime geldiğimde akan kanlarla kızıla boyanmış bir puta döndüğümü gördüm.” dediğini…

 

Abdullah bin Mesud’un Kâbe’de ilk defa Kur’an okuyan insan olup, bunun üzerine Ebu Cehil tarafından yüzünden kılıçla yaralandığını...

 

Müslüman olduğunu açıkladığı için ailesinden ilk eziyet gören sahabenin Hz. Osman olduğunu...

 

Hz. Enes’ten rivayete göre Allah Resulü’nün (sas); “Allah yolunda hiç kimseye bana yapılan eziyet yapılmamış ve hiç kimse benim kadar baskıya maruz kalmamıştır. Öyle bir otuz gün, otuz gece geçirdim ki, ne benim ne de yanımda bulunan Bilal’in yiyecek bir şeyimiz yoktu. Bilal’in yalnız omuzlarını örten bir gömleği mevcuttu.” buyurduğunu…

 

Makrizi’nin bildirdiğine göre Mekke döneminde Allah Resulü’nün (asm) Mekke serserilerince bunaltıldığında Ebu Süfyan’ın evine sığındığını… Onun da her defasında -müşrik olmasına rağmen- serserileri kovduğunu ve azarladığını… Onun bu cemilesine karşılık Mekke fethedilirken onun evine sığınanların emniyete alındığını…

 

Resul-i Ekrem (asm)’in Ebu Talib’in himayesini anlatma babında; “Ebu Talib ölünceye kadar Kureyş bana pek dokunamadı.” buyurduğunu...

 

Ukbe bin Muayt adlı bir kâfirin Mekke döneminde Resulullah Kâbe’de namaz kılarken, elbisesiyle onu boğmaya çalıştığını...

 

İlk tebliğ yıllarında Müslümanların alabildiğine zorlandığını... Hatta Sad bin Ebi Vakkas’ın “Bütün bir yıl boyunca İslam’ı saklamaya çalıştık. Ve namazlarımızı kapılar arkasından sürgülü olduğu halde evlerde ve şehir civarındaki dağ aralıklarında kıldık.” dediğini…

 

Ebu Cehil’in eziyetlerinden bunalan Allah Resulü’nün bir gün onu boğazından tutup sarstığını ve “Azaba layık olasın azaba. Yine azaba layık olasın azaba (Kıyame: 34-35)” ayetini okuduğunu. Ebu Cehil’in ise; “Beni tehdit mi ediyorsun ya Muhammed! Vallahi ne sen, ne de Rabb’in hiçbir şey yapamazsınız. Ben bu iki dağ arasında yaşayan en şerefli kişiyim.” dediğini...

 

Hz. Ömer’in 27 yaşında, Peygamberliğin 6. senesinde Müslüman olduğunu... Hz. Ömer’in (ra), Hz. Hamza’nın (ra) İslam’la şereflenmesinden üç gün sonra Müslüman olduğunu...

 

İbn-i Mesud’un (ra) rivayetine göre, Mekke’de Müslüman olduklarını ilk açıklayanların yedi kişi olduğunu… (Resulullah (asm), Hz. Ebubekir, Hz. Ammar ve annesi Hz. Sümeyye, Hz. Suheyb, Hz. Bilal ve Hz. Mikdat)

 

 



Rehber-i Ekber hakkında bunları biliyor musunuz?

* Resulullah’ın dedesi Abdülmuttalib’in uzun boylu, sarışın ve sevimli bir sakal sahibi olduğunu.

* Peygamberin babaannesinin isminin Fatıma olduğunu...

 

* Efendimiz’in (sas) anneannesinin adının Berre olduğunu...

* Peygamberimizin dayısının olmadığını.

* Efendimiz’in (sas) halalarının isimlerinin; Ümm-ü Hakim, Berra, * Âtike, Safiyye, Erma, Ümeyre olduğunu...

* Doğumunun miladi 20 Nisan 571 olduğunu.

* Peygamberimiz’in (sas) yüzmeyi 6 yaşında annesiyle gittiği Medine’de, akrabaları Adiyy bin Neccaroğullarının havuzunda öğrendiğini.

 

 


   
Aylık ilmi,kültür,Fikri,Araştirma,Tarih,Biyografi,Şiir,Eğitim ve Düşünce Dergisi(e-dergi) Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol